YAŞAMINIZA DEĞER KATACAK OKUMALAR
SIANJI BLOG
DISCOVER NEWS UPDATE

Ketojenik Diyet Nedir?

Ketojenik diyet yüksek yağlı besinler ve protein içeren besinlerin öncelikli tüketildiği, düşük karbonhidratlı bir diyettir. Halk arasında keto diyet olarak da bilinir. Temelinde vücuda karbonhidrat alımını azaltmak vardır.

Bu diyet tipik olarak bol miktarda et, yumurta, balık, peynir, fındık, avokado, tereyağı, yağ ve lifli sebzeler içerir. Ketojenik diyetin birden fazla çeşidi vardır. Ancak tüm bu çeşitleri, her diyette olduğu gibi uzun süreli uygulamak, vücut üzerinde birtakım zararlara yol açabileceği için, diyet süresince doktor kontrolü altında olmak önemlidir.

Standart ve yüksek proteinli ketojenik diyetler günlük hayatta kısa süreli olacak şekilde uygulanmaya daha uygundur. Standart ketojenik diyet, çok düşük karbonhidrat, orta miktarda protein ve çok yağlı bir beslenme içerir. Burada genel olarak yüzde 75 oranında yağ, yüzde 20 oranında protein ve yüzde 5 oranında karbonhidrat bulunur.

Bu beslenme türünde yiyeceklere tat vermek için tuz, karabiber, kırmızıbiber ve kekik gibi baharatlardan elde edilen çeşniler kullanılabilir. Ketojenik diyete uygun düşük karbonhidratlı sebzeler ise çoğu yeşil olmak üzere, domates, soğan ve biberdir.

Fındık, badem, ceviz, ay çekirdeği ve kabak çekirdeği gibi kuruyemiş ve tohumlar bu diyette rahatlıkla kullanılabilir.

Beyaz peynir, kaşar peyniri, keçi peyniri, tulum peyniri gibi çok çeşitli peynirler ketojenik diyette tercih edilen besinler arasındadır. Sızma zeytinyağı başta olmak üzere sağlıklı bitkisel yağlar, katkısız tereyağı gibi katı yağlar ve Omega-3 içeren büyük yumurtalar ketojenik diyette kullanılır.

Doğru bir şekilde uygulandığında sağlıklı bir şekilde kilo vermeye ve çeşitli hastalıklar için risk faktörlerini minimuma indirmeye yardımcı olabilen ketojenik diyetler, kısa vadede, kan şekeri değerlerinde ve insülin seviyelerinde düşmeye de neden olabilirler.

Bu diyetler, vücut yağı, kan basıncı ve kan şekeri gibi kalp hastalıklarını ortaya çıkarabilen risk faktörlerini iyileştirebilir. Yapılan araştırmalar, keto diyetinin Alzheimer hastalığının semptomlarını azaltabildiği ve ilerlemesini yavaşlatabildiğini göstermiştir.

Ketojenik diyet tamamen faydalı ya da bütünüyle doğal bir beslenme yöntemi değildir. Birçok diyet gibi yan etkileri de mevcuttur.

Metabolizmayı değiştirmesi nedeniyle vücutta önemli değişikliklere ve bazı tıbbi sorunlara yol açabilir. Bu diyetin sürecinde böbrek taşı riskinin yükseldiği de gözlemlenmiştir. Ketojenik diyetin yan etkileri arasında kişinin kendini yorgun hissetmesi, zihinsel işlevlerde yavaşlama, sürekli uyuma ihtiyacı ve sindirim rahatsızlıkları bulunur.

Yapılan araştırmalar tıp uzmanları tarafından henüz yeterli derecede gerçekleştirilmediği için ketojenik diyete başlama ve bunu sürdürme kararının mutlaka bir diyetisyene başvurularak alınması tavsiye edilir.

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Leave a Reply

Sosyal Ağlar

Mobil Uygulama