Sağlıklı yaşam ve sağlıklı yaşama bağlı olarak beslenme alışkanlıklarında farklı ve genellikle eski yöntemlere başvurmak, son yıllarda gittikçe artan bir popülariteye sahip. Öyle ki özellikle diyetlerde Taş Devri, Eski Mısır, Antik Yunan gibi farklı uygarlık ve dönemlere ait beslenme alışkanlıklarından menüler oluşturuluyor; bunlar daha sonra adeta bir furyaya dönüşüyor ve kilo vermek isteyenler arasında hızla yayılıyor. Ancak bu tür farklı beslenme alışkanlıklarını hayatınıza sokarken uzman görüşlerinden yararlanmanız gerektiğini, uzman kontrolü dışında, özellikle de vücut indeksiniz ölçülmeden beslenme sistemini bozmamaya özen göstermeyi unutmamanız son derece önemli. Ve eğer gerçekten eski beslenme alışkanlıkları ilginizi çekiyorsa, tarihin belki de en eski beslenme yöntemi olan, ayrıca kesinlikle en faydalı beslenme rutinini oluşturan çiğ beslenme yani raw food nedir; bundan bahsetmekte fayda var.

Raw food nedir; genel bir tanım yapmak gerekirse, besinlerin yararlı bakterilerini, enzim, vitamin ve minerallerini öldürmeden tüketmek olarak ifade edilebilir. Bu sayede besinlerden en etkili şekilde faydalanabiliyor, vücudumuza yararlı olarak alma fırsatını bulabiliyoruz. Çiğ beslenme belki ilk etapta sebze ve meyveleri yalnızca çiğ olarak tek bir formda tüketmek olarak algılanabilir. Ancak raw food nedir; şöyle kapsamlı bir şekilde arattığınız zaman kendine özgü bir mutfak olduğunu ve pek çok farklı tarifle enfes sofralar kurulabildiğini görebilirsiniz. Üstelik bu tariflerle pişmiş yemek lezzetini yakalayabilir, yemeklerinizi hem çiğ hem de lezzetli bir şekilde hazırlayabilirsiniz.

Raw food mutfağı

Raw food tarifleri hazırlarken, yiyecekleri farklı aşamalardan geçirerek, örneğin karıştırıcılar, öğütücüler ve farklı mutfak aletleri yardımıyla farklı formlara getirebilirsiniz. Böylece tamamen sıvı, koyu kıvamlı ya da taneli olarak tüketebilir, farklı karışımlar hazırlayabilirsiniz.

Raw food nedir diye düşündüğünüz zaman belki aklınıza yalnızca sebze ve meyveler gelebilir. Ancak özellikle vegan mutfağının vazgeçilmezleri kuru yemişler, tahıllar, yağlı tohumlar, deniz bitkileri gibi pek çok farklı besinden yararlanılarak oluşturulan raw food mutfağında, muhteşem lezzetlerle karşılaşacağınızı söylemek mümkün. Herhangi bir işlem görmemiş, 40 ila 46 derece arasında ısıtılmış ya da tercihen hiç ısıya maruz kalmamış, mümkünse organik gıdalardan oluşan ve gıdaların en doğal halinde tüketilmesini baz alan bu mutfakta seçeneklerinizin ne kadar fazla olduğunu gördüğünüzde siz de çok şaşıracaksınız. İşlenmemiş, hayvansal veya kimyasal olmayan tüm gıdaları kapsayan raw food mutfağını siz de keşfetmekten büyük keyif alacaksınız.

Raw food nedir; bunu araştırırken karşılaşacağınız detaylarda besinlerin farklı pişirme ve hazırlama teknikleri hakkında bilgiler edinebilirsiniz. Bunlar arasında kurutma da son derece popüler bir yöntem. Bazı sebzeler ile birlikte yaş meyvelerin kurutulması ve bunların yemeklerde, tatlılarda ya da atıştırmalık olarak bu şekilde tüketilmesi için dehidratör fırınlar kullanılıyor. Dilerseniz siz de raw food beslenmeyi hayatınıza adapte ederken, raw food mutfağında kullanabileceğiniz mutfak aletlerini inceleyebilir, yeni mutfak eşyalarınızla yepyeni bir hayata başlayabilirsiniz.

Bakliyatın çimlendirilmesi, genellikle salatalarda bu şekilde kullanılması, raw soslar hazırlama ve çok daha fazlası şimdiden sizi de denemek için heyecanlandırmaya başladıysa, hazırlıklarınızı yapın; raw food’un özüne inmekten büyük keyif alacaksınız.

Neden raw food?

Raw food nedir ve neden dünyanın dört bir yanına bu eski beslenme yöntemi hızla yayılıyor dersiniz? Aslında insanlığın ilk beslenme alışkanlığı olmasına rağmen ateşin bulunmasının ardından pişirme ve pişirerek tüketme hızla hayatımıza girdi; biz de ilk beslenme alışkanlıklarımızdan hızla uzaklaştık. Ancak bu sürecin ardından yüzyıllar boyunca sindirim ve boşaltım sorunları yaşayan insanoğlu, bunun temelinde besinlerden alması gereken besin değerlerini etkili bir şekilde alamadığının yattığını ve bu besin değerlerini ancak raw food beslenme yöntemiyle alabileceğini fark etti. Dolayısıyla günümüzde gittikçe yaygınlaşan raw food’un bugün kendine özgü geniş bir lezzet yelpazesine sahip olması tesadüf değil.

Raw food yani çiğ besinler ile beslenmek, yediğiniz gıdalardan enzimlerin, yararlı bakterilerin alınması vücuda pek çok yarar sağlıyor. Örneğin raw food beslenme yöntemi sindirim sistemini düzenliyor. Bağışıklığı güçlendiriyor. Besin alımında pH değeri yüksek olduğu için cildi gençleştirip parlatıyor. Vücuda ağırlık yapacak sindirim sorunları yaşanmadığından zinde hissettiriyor. Bu da günün herhangi bir saatinde daha iyi uyku sağlıyor.

Raw food nedir sorusunda süt ve süt ürünlerinin yeri

Hayvansal gıdalar tüketilmiyor olması süt ve süt ürünlerinin de tüketilmeyeceği anlamına gelmiyor. Çünkü süt, yalnızca hayvanlardan değil bitkilerden de elde edilebiliyor. Bu da süt ve süt ürünleri tüketiminin raw food beslenmede de devamını sağlıyor. Süt ve süt ürünü içeren tariflerde bitkisel sütler kullanılabiliyor.

Bitkisel sütler, Hindistan cevizi ve badem başta olmak üzere soya, yulaf ve pirinç gibi pek çok farklı gıdadan elde edilebiliyor. Tariflerde yine bu sütler kullanılırken, tariflere kendi aromatik lezzet ve kokularını da bırakarak farklı lezzetler de kazandırıyorlar.

Hayvansal süt ve süt ürünlerinden alınan kalsiyumu nasıl alabileceğinizi merak ediyorsanız, bunun da yine bitkiler dünyasında çözümü bulunuyor. Çiğ susam, badem, brokoli, deniz yosunu gibi gıdalardan kalsiyum alabilmeniz mümkün.

Ayrıca glutensiz, içerisinde tahıl bulunmayan un eşitleri elde etmek ya da hazır paketlenmiş olarak pek çok marketten satın alabilmek de artık son derece kolay. Badem unu, kestane unu, nohut unu, keçiboynuzu unu, keten tohumu unu gibi pek çok farklı un çeşidi var. Bunları da yine kıvam ve lezzet vermesi için pek çok farklı tarifte değerlendirebilirsiniz.

Raw food beslenme rutininde etin hiç yeri yok mu?

Raw food nedir; bu konuda yapacağınız araştırmalarda bu beslenme rutininin vegan beslenmeye dayalı olduğunu görebilirsiniz. Hayvansal gıda tüketimi çoğunlukla yapılmıyor. Ancak aslında raw food beslenme düzenini tercih edenler arasında hiç et yemeyenlerin yanı sıra eti marine edip çiğ tüketenler ve balık yiyenler de bulunuyor.

Bildiğiniz gibi 40 ila 46 derece pişirme raw food beslenmede sınırı oluşturuyor. Dilerseniz bu sınırı geçmeyecek hafif soteleme yöntemleriyle et tüketebilirsiniz. Bir diğer alternatif ise, raw food beslenenlerin tercih ettiği özel marine yöntemleri… Bu yöntemlerle etleri marine ederek çiğ olarak da tüketebilmeniz mümkün. Tuz, limon ve zeytinyağı içinde bekletme ise en yaygın bilinen raw food marine yöntemlerinden biri. Ancak siz dilerseniz internet üzerinden yerli ve yabancı pek çok kanal aracıyla farklı marine yöntemleri keşfedebilirsiniz.

Raw food beslenme sistemini tamamen vegan yürütenlerin proteini nereden aldığını merak ediyor olabilirsiniz. Raw food beslenen veganlar proteini %10 oranında ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı bitkilerden, baklagillerden, brokoli ve çimlendirilmiş tohumlardan elde ediyor. Dilerseniz siz de bu şekilde protein alımı sağlayabilirsiniz.

Tatlı krizini nasıl bertaraf edebilirsiniz?

Raw food nedir ve bu beslenme rutini içerisinde hayvansal gıda, işlenmiş besinler tüketmeden nasıl tatlı hazırlayabilirsiniz; bunu merak ediyorsanız, bunun da cevabı yine doğada saklı. Hurma, Hindistan cevizi, kurutulmuş meyveler, hatta ıspanak, pancar gibi bazı sebzelerin de kullanıldığı, pişirilmeden hazırlanabilen muhteşem tarifler bulunuyor. Lezzetli mi lezzetli, üstelik iştah açan görüntülere sahip bu tarifleri siz de deneyebilirsiniz.

Çırpıcılar yardımıyla besinleri krema haline getirebilir, birleştirici ürünler kullanarak ıslak kek kıvamında tabanlar hazırlayabilir ve bu sayede pasta yapabilirsiniz. Yaptığınız pastaları taptaze meyvelerle süsleyebilir, kremaya karıştırarak her dilimde ayrı bir lezzet yakalayabilirsiniz.

Raw food nasıl uygulanabilir?

Raw food beslenme düzenine adapte olmak elbette bazıları için kolay olmayabilir. Eğer siz de bu kişilerdenseniz, raw food nedir diye araştırmaya başladığınız zaman, bu sistemi uygulayamayacağınızı düşünüp, umutsuzluğa düşebilirsiniz.

Ancak bu noktada şunu bilmenizde fayda var ki bu beslenme sistemini belli aralıklarla da uygulayabilirsiniz. Yılın belli dönemlerinde raw food beslenme düzenine geçebilir ve dilerseniz bu süreci bir detoks kampı ile birleştirebilirsiniz. Böylece hem vücudunuzun toksinlerden arınmasını sağlayabilir hem de peşinden raw food beslenme düzeniyle bünyenizin katı beslenmeye adaptasyonuna yumuşak bir geçiş sağlayabilirsiniz.

Raw food beslenen ünlüler

Raw food beslenme, dünyaca ünlü yıldızlar arasında da son derece yaygın. Öyle ki genç kalmalarının, güzelliklerinin ve sağlıklı olmalarının raw food beslenmeye bağlı olduğunu bizzat kendileri de ifade ediyor. Bu ünlüler arasında Madonna, Megan Fox, Scarlett Johansson, Demi Moore, Sting, Gwyneth Paltrow, Miranda Kerr, Jason Mraz, Venus Williams, Woody Harrelson dikkati çekiyor.

Siz de sevdiklerinizle birlikte profesyonel yardım alarak, uzman gözetiminde sağlıklı yaşamı bir tatile dönüştürebilirsiniz. Bodrum’un büyüleyici manzarasına karşı, Ege maviliklerini seyrederek başlayacağınız sağlıklı yaşam tecrübesi için Sianji Well-being Resort sizleri bekliyor. Sağlık ve unutulmaz tatil anılarının anahtarı Sianji farkıyla artık sizin elinizde…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir